Yazar Arşivi

Cennet…

Mayıs 26, 2012

Yoruldum biraz. Elimdekı çantamı ve kamışı yanımdaki yüksek kayanın dibine bırakıyorum. Ve önümdeki say taşının üzerine oturup ayaklarımı dereye sallıyorum. Yorgunluğada serin su bir güzel geliyor. Şöyle bir yaslanıyorum usulca arkamdaki kayaya. Oh beee… Güneş artık arkamdaki yamacın arkasında ve önümdekı yamacın orta üstünü aydınlatıyor. Harika bir manzara ve yeşilin enfes tonları önümdeki yamaçta müthiş [...]

At abiin gıllı gösüne…

Nisan 2, 2012

Bir fıkra ve bir anı… Yeni inşaat çökmüş. Tabiatıyla olay mahkemeye intikal etmiş. Hakim; çimento, çakıl ve demiri çağırtmış. Sormuş çimentoya. -Olay nasıl oldu? Çimento -Efendim ben olay yerinde idim ama olayın nasıl cereyan ettiğini göremedim. Hakim çakıl’a sormuş. Sen söyle bu bina neden yıkıldı. Çakıl. -Hakim bey ben de oradaydım ama bende bilmiyorum nasıl [...]

Kar yağdı da doldurdu…

Mart 27, 2012

Buluştuğumuz yeri… Bir karartı bana doğru ilerliyor. Bir köpek ve evet o hasta köpek. Belli akşam üstü ve o çok aç, birşeyler arıyor. Bu hayvan haftalardır hasta. Siyah beyaz tüyleri karışmış. Gözleri bile gözükmüyor. Binanın önünde kah 20m ileride, kah 20m beride yatıyor. Kimseye birşey yapmıyor, belliki devayı yaratıcıdan bekliyor. Kumanya poşetini kolaçan ediyorum karanlıkta. [...]

Bir çulluk av’ı…

Mart 8, 2012

Nefes nefeseyim. Fişeklikten 6 fişek çıkarıyorum. Telaştan kaç numara olduklarına bile bakamıyorum. 15 dk zamanım var av’lakta olmam lazım. Çifteyide kapıp çıkıyorum. Dışarıda tipi hala şiddetini sürdürüyor. Yerde 20 cm den fazla kar var. Fındık dalları ve ağaçlar bembeyaz. Manzara doyumsuz. Akşam olmak üzere… Alelacele yola düşüyorum. Çulluk hareketi çok zayıf kaç gündür. Onun için [...]

Korkma. Bu gece gelemezler…

Şubat 18, 2012

Akşam olmak üzere. Derenin iki kolunun birleştiği yerdeyiz. İki tim yerde oturuyoruz. Bölük komutanı ayakta ve karşısındaki 5-6 korucuya bağırıyor. – Gördüğünüzü ne söylüyorsunuz. Bu gece bu askere birşey olursa bunun hesabını kim verecek. Söyleyin kim verecek… Yıl 1999 bir kış ayı. k.ırak sınırdan 5-6 km içerideyiz. Vadinin yamaçları kobra helikopterler tarafından gün boyu vurulmuş. [...]

Sinek yaratmak…

Ocak 28, 2012

Tek tek saymadım ama söyleyenler dünya nüfusunun 7milyar insan olduğunu bildiriyor. Hiristiyanlar’ın nufusunun müslümanlardan fazla, yahudilerin nufusunun bunlardan çok az olduğu söyleniyor. Ateistlerinse tüm dünya nufusunun yüzde 5′i kadar bile olmadığı ifade ediliyor. Ve dikkat edin şuan dünyada en nufuslu din olarak putperestlik yaşanıyor. Nasıl olur demeyin. Uzakdoğudaki milletlerin alayı putperest. Çin,japonya,kuzey güney kore,vietnam,kamboçya,tibet,tayvan,tayland vs [...]

Kar taneleri…

Ocak 17, 2012

Saat gece yarısına yaklaştı. Soba son odununu tavanda alevler bırakarak ve kutur kutur ses çıkararak yakıyor. Perdeyi aralıyorum. Yerler beyazlamaya başlamış. Ne taraftan estiği belli olmayan hafif bir rüzgarla bir duman misali kar taneleri sağa sola savruluyor. Mevsimin ilk kar’ı bu. Zemherir fırtınası bu kocakarı deyimi ile. Sokak lambasının ışığında oynaşarak yere düşüyorlar. Çocuklar gibi [...]

Kara zıpkalılar…

Ocak 2, 2012

Üstten aşağıya simsiyah giyinmişler. Başlarında iki ucu bağlanmış siyah bir mendil veya kalın bir bez parçası. Üstlerinde sanki likralı gibi vucutlarına yapışan siyah bir gömlek. Altlarında kalçadan biraz bol, paçadan dar siyah bir pantolon. Ayaklarında siyah bir bot. Bazılarının tabancası var, hepsinin belinde kısa kılıç. Bir taraflarında çakı, bıçak, tütün tabakası. Diğer taraflarında matara yada [...]

( Sarı ) Kırmızı’yı severler…

Aralık 27, 2011

Hepizin gönlünde, fanatiklik seviyesinde bir futbol kulübü tutma hastalığı vardır. Kimimiz fenerbahçe veya beşiktaş, bazımız trabzon veya konya şekersporu tutarız. Herbirimizin gönlünde bir aslan yatar. Çoğumuz hiçbir beklentimiz veya menfaatimiz olmadan bu spor kulüplerine gönül veririz. Onlarla üzülür,çocuklar gibi seviniriz. Onlar için kavga ederiz. Parti tutarız, bırakırız. Bir derneğe gönül veririz hoşumuza gitmez bırakırız. Sevgilimiz [...]

Kardeşler takımı…

Aralık 25, 2011

Bir çakırsöğüt askerlik anısı. Üç ayda bir angarya bir iş için bizi bir hafta kampa sokuyorlar. Ya Alman televizyonu geliyor, ya bayram merasimi oluyor. Bu seferde üst düzey piyade komutanları geliyor. İster istemez bizi sike sike eğime alıyorlar. Bölgenin saygın muharip birliğiyizya artislik öylesine bizim komutanlarda. Üstümüz başımız bizlere düzelttiriliyor. Sökükler, kopuk düğmeler diktiriliyor. Kirliler [...]

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.