Değer hesabı….


Arz, bir malın ve ya hizmetin pazara sunulmasıdır. Talep ise, bir malı veya hizmeti  birilerinin istemesi ve ya satın almasıdır. Yani arz kısaca satıcılar ise talepte alıcılar tarafını oluşturur. Mal veya hizmetin değerini artıran veya azaltan arz ve talep dengesi yada dengesizliğidir. Şöyleki:

Pazara satmak için domates indirdiniz farzedelim. Eğer o gün pazarda fazla domates arzı yok  ama domates talebi fazla ise ürünününüz ucuz bir rakamdan satılmayacak farzedilir. En kötü ihtimalle elinizde hiç ürün kalmayacaktır.

Ya da pazara domatesi getirdiniz ama sizin gibi fazla domates getiren var ise ürününüzü satamayabilir, elinizde kalabilir ve ya az paraya satabilirsiniz.

Bir mal veya hizmete olan aşırı talep o mal veya hizmetin değerini haliyle artıracaktır. Keza pazardaki ürüne talebin zayıf oluşu o mal ve hizmetin değerinin düşmesine neden olacaktır. Sizin pazara arz ettiğiniz mal veya hizmet o anda çeşitli nedenlerle başkaları tarafından pazara getirilememiş olabilir. Sizin o anda sattığınız o mal veya hizmet te tekel durumuna düşmenize ve fiyatı ayarlama inisiyatifinizi etkileyecektir. O anda tektirsiniz rakibiniz yoktur.

Farzedelim ki o anda aşırı bir talebe uğrayıp fiyatı kabarmış olan mal ve ya hizmeti o an alabilecek ekonomik konumda değilsiniz. Peki böyle bir konumdayken o mala veya hizmetede ihtiyacınız var. Peki böyle durumlarda na yapmak gerekir. İşte böyle durumlarda alınamayan mal ve hizmete benzer mal ve hizmetler alınma durumuna geçilir. Buna makro ekonomide ikame mallar denir. Bu mallar veya hizmetler asıl alınması gereken veya alınamayan mallara benzerler ve onun yerine geçerler. Et alınamadığı durumlarda tavuğa, balığa kayma olması gibi. Elma yoksa armut al. Pirinç yoksa bulgur. Dünyada hemen hemen bütün mal ve hizmetler arz ve talep olgusundan az veya çok etkilenirler. Bazı mallar pazarda çok olmayabilir hatta talep bile olmayabilir ama o mal değerlide olabilir. Mesela uranyum, titanyum belki altın belkide elmas. Bunlar çoğunun işine yaramaz. Belki insanlar yolda görseler tekmelerler ama bu ürünler bazılarının ilgisini çeker. Müşterisi azdır ama ürünler değerlidir.

Birde  ürün kime göre değerli.

Tabiki bir mal veya hizmet ihtiyaç sahibi ve o malın değerini bilecek kişiler için o ürün değerlidir. Dervişin biri öğrencisine şu yüzüğü alda pazardaki insanlara 200 liraya sat demiş. öğrenci ne kadar uğraşmışsada yüzüğe 100 lira veren bile bulamamış ve hocasının yanına dönmüş. Hocam olay böyle böyledir. Ve pazarda sizin yüzüğe sizin belirttiğiniz 200 lirayı verecek kimseyi bulamadım demiş. Derviş, oğul bu yüzüğü o zaman  bir kuyumcuya sat demiş. Öğrenci kuyumcuya gitmiş ve yüzüğü kuyumcu 500 liraya almış. Derviş öğrencisine. Demekki malı değerini bilene satacaksın.

Bir ressamın yaptığı bir tabloyu düşünelim. Sizce o tablonun değeri nedir. Kulağınıza hoş gelen durmadan dinlediğiniz o müziğin değeri. Peki elinizde eğri büğrü parlak bir metal parçası var ve bu metal arabanızın hareket etmesinde gerekli en önemli parça. Peki bu parçanın değeri farzedelim ki 150 lira. Bu parça 30.000 liralık aracınızı hareket ettiriyor sizce bu parçanın değeri ne.

Bir mal ve hizmetin değeri o mal ve hizmete ihtiyacı olan tarafından bilinir.

Hiç düşündünüz mü,küçücük bir çukulata kim için değerlidir. Tabiatıyla onu sevenler için. Kimlerdir bunlar; sadece onu yiyenler değil.

Kakao’yu taplayan işçiler

Bunları fabrikalara veya nihai tüketicilere taşıyan gemiler, kamyonlar

Fabrika işçileri, üretim için makina tasarlayanlar

Çukulatalara ilave edilecek sütü ve şekeri imal edenler

Çukulatanın ambalajını, kolisini yapanlar

İçinin içeriğini hazırlayan mühendisler, teknisyenler işçiler

Bunları pazarlayan bakkallar marketler

Vergi alan devlet

Raflara yerleştiren tezgahtar

Bir çukulatadan ekonomiyi yürüten tanımadığımız niceleri

Tabiki bunlar için  ve milli ekonomi için değerlidir. Bu ve bunun gibi ürünlerin gerçek değerleri insanlara vermiş olduğu mutluluktan daha büyüktür.

Bu yazımı yazarken ilginç bir olay oldu. Tam yazımın sonuna yaklaştım elektrik gitti geldi. Bilgisayar kasası çalışmaz oldu. İlk aklıma gelen yazım gitti oldu. Üzüldüm. Sonra aklıma gelen işin maddi boyutu ve zaman kaybı oldu.  Fişlerin yerlerini değiştirdim sonunda çalıştı. Sistemde yazım da kaybolmamıştı.  Sevindim buna tamda yazıyla alakalı bir sonu yaşamıştım. Acaba bu bin liralık aletin bizim için gerçek değeri ne idi.

Muhakkak ki paranın satın alamayacağı şeyler var. Gerisi için sadece master card…..

Selamlar saygılar…..

Değer hesabı….” üzerine 4 yorum

  1. seyit kulakaç

    hikmet sen bunları bir yerden kopyalıyon gibi geldi bana ama hadi hayırlısı bütün yazıları okudum valla ama hepsine yorum yapamadım.:-)))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s