Topal Osman Ağa….


Topal Osman ağa ve milli mücadele yılları ile ilgili birşeyler anlatmaya çalışacağım. Her zamanki gibi taslaksız yazdığım için hatalarım olabilir affedin.

Osman Ağa 1884 yılında doğdu. Ailesi zengin ve varlıklı. 1912 ylında balkan savaşları başlamış ve Topal osman’ın babası askerlik bedelini ödemiş ve oğlunu askere gördermek istememiştir. O ise bedel ödendiği halde gönüllü arkadaşları ile balkan savaşlarına katılmıştır. Burada büyük yararlılıklar göstermiş ve yarbaylık rütbesi ile onurlandırılmış. Bura da dikkat edilecek husus Osman Ağa askeri okul mezunu değildir fakat başarılarından dolayı onure edilmiş ve gıyabi yarbay olmuştur.

Ve ayrıca bu savaşlarda ön ismi olan topallık rütbesinide yaralanarak kazanmıştır. Ve yine bu büyük mücahit yarasından ve topallığından yılmayarak 1. dünya savaşına katılmış ve yine yararlılıklar göstermiştir. Bir müddet Giresun belediye başkanlığıda yapan Topal Osman Ağa ayrıca Giresun ve çevresindeki Rum ve Ermeni çeteleri ile de amansız bir mücadeleye girmiş onları hallaç pamuğu gibi dağıtmıştır. Ayrıca ruslarla da mücadele etmiştir.

Özellikle ermeni ve rum çetelere yaptığı baskılar padişah’a aksettirilmiş bazı çevrelerin baskıları sonucuda hakkında yakalama kararı çıkarılmış. Bir müddet Şebinkarahisar çevresinde kaçak yaşamış. Yeni ordu ve yeni devletin temellerinin atıldığı yıllarda Gazi Mustafa kemal paşaya tam bir itaatle bağlanmış. Atatür’ün ilk muhafız birliği o ve giresun uşaklarından oluşmuş. O ve giresun uşakları milli mücadele yıllarında ki savaşlarda yerlerini almışlar ve sayısız kahramanlıklar göstermişler. Düşmanla göğüs göğüse süngü süngüye savaşmışlar. Tüm yurt sattının durumu vahimdir. Düşman her noktadan saldırmakta vatanın bütünü bir bir yok olmaktadır. Padişah aciz ve çaresizdir. Halk perişandır. Aralıksız süren savaşlardan aşırı şekilde yorulmuştur.

O yıllar Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesinde özetle şöyle anlatılıyor. Memleketin bütün kaleleri zapt edilmiş. Bütün tersanelerine girilmiş ve bütün orduları dağıtılmış. Millet fak’u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş.

Yıllar süren savaşlar memleketi bitirmiş. Halk perişan. Eli silah tutabilen erkeklerin hepsi asker. Tarlalar ekinsiz, bostanlar sahipsiz. Barut ve kan kokusu yurdun her tarafını sarmış. Gençler birer birer toprağa düşmüş. Vatan sattı yangın yeri.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm.

M. Akif Ersoy bu dehşeti ne güzel anlatıyor. Bu dizeleri ile bu kahbe savaşı.

Türk insanı artık son şeyleri olan canlarını vermek ama esir olmamak için şavaşmakta. Ya istiklal ya ölüm parolası ile.

İşte bu günlerin isimsiz kahramanlarından birileri Topal osman ağa ve Giresun uşakları. En değerlileri olan canlarını ve cananlarını toprağa veren o kahramanlar. Her noktada savaşmak için alay alay gidiyorlar. Düşmana sel gibi saldırıyorlar.

Sonra birşeyler oluyor milli mücadelenin bitimi ile. Soğuk rüzgarlar esiyor. Kutuplaşmalar başlıyor. Bir zamanlar emekleri için yalvarılan insanlar sanki hain oluyorlar. O emekler bir paçavra gibi atılıyor. Belki bir teşekkür bile edilmiyor.

Bilemediğimiz bir tarih vesikasında yapılanlar Giresun’a ve Giresun uşaklarına mal ediliyor. Bir kahraman yok oluyor.

Hatasız kul olmaz. Muhakkak cezalar bir yerlerde çekilir. Ama yararlılıklar da unutulmamalı. Hakkı hakkıya verilmeli.

Kimse soramadı Topal Osman Ağa’ya neden kıydın diye hemşerine. Gerçekten senmi onun katilisin.  Hepimiz hariçten gazel okuduk. Böyleyken böyle olduda ondan bu şekilde bir olay cereyan etti.

Topal Osman Ağa gözü kara, dirayetli ve akıllı bir lider. Zaten bu vasıflar olmasa lider olamazsın.

Baban paranı öder niçin askere gidersin. Sanki şehrine bir saldırımı var. Neden yaralanırsında devam edersin. sana niçin savaşmıyorsun diyenmi vardı. Senin nene lazım Dumlupınar ,Sakarya ve Afyon karahisar. Sanamı düştü mücadele etmek. Sizleremi düştü ayaklanamları bastırmak.

Bunlar sözün latifesi. Tabiki ona ve vatanını candan seven Giresun uşaklarına, türküm türk diyen tüm vatan evletlarına.

Neymiş efendim ileride bir eyalet valisi olma hayalı varmışta o tümden önlenmiş. Bu gerekçeyle vatanı bölecekmiş te Atatürk’ten Giresun ve çevresini isteyecekmiş. Yalan…

Mustafa kemal Atatürk’e ne kadar bağlı ve itaatkar olduğunu tarih kitapları yazıyor. Kimse istememişki o istesin. Zaten pek çok kez onore edilmiş hatta yarbaylık verilmiş. Diyelimki böyle oldu. K.Atatürk dersime gönderdiği ordu’yu Giresun’ada gönderir. Yok belki bizde 5000 uşak 100bin kişilik cumhuriyet ordularınıda yenerizde yeni kurulmakta olan Türkiye cumhuriyeti iptal olur yerine Giresun Cumhuriyeti dünya tarafından tanınır:))

Böyle bir teori Şeytan’ın bile aklına gelecek türden değil.

Ama yok edilen bir Topal Osman gerçeği tüm açıklığı ile karşımızda.En çokta biz Giresun’luların içini acıtmakta. Onun hakkında bir film veya belgesel yapamadık. Onu vatan sattına gerektiği gibi duyuramadık. Biz Giresun Uşaklarının vatan ve millet sevgisini insanlarımıza tam olarak anlatamadık.

Genel itibariyle kurtuluş mücadelesinde aba zıbkalı giyinişimizle bir ekoldük. Kemençemizle ilginçtik. İnatçıydık kararlı idik. Ve komutanlarımıza karşı itaatkar idik. Tüm türkiye de sanırımki ilk gönüllü piyade alaylarını biz kurduk. Birileri zorla savaşa giderken bizim atalarımız kemençeyle horonla cepheye gittik. Birileri evinin yakınında savaşırken bizler binlerce km uzakta savaştık ve can verdik.

Bizler itibarı onuru herkes kadar hak ediyoruz. Bizler Giresun uşakları, vatanımızı ve milletimizi çok çok seviyoruz. Ve yine savaş olsa en değerli varlığımız olan canlarımızı bu uğurda seve seve veririz.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s