Doğru teşhis…


Sevgili okuyucularım. 15 Aralık 2009 da ki Doğala dönmek  isimli makalemde kısaca sizlere doğal gıdalar ve onları tüketmek üzerine bir yazı yazmıştım. Son yüzyılda gelişen bilim ve teknoloji iyi yanlarının yanında pek çok pisliğide önümüze nimet gibi sunmuştur. Yüz yıllardır tükettiğimiz gıda alışkanlıklarını bırakıp devrin bize sunduğu ve bize sevimli gelen şeyleri tüketir olduk. Bunlara ucuza ulaşır duruma geldik. çocuklarımıza bu şeylerin zararlarını anlatamadık. Bu sürü pisigolojininin yönlendirmesiyle hepimiz sağlıksız şeylere yöneldik. Ama hatanın neresinden dönsek kardır. Artık bu alışkanlıklarımıza son verme sırası geldide geçiyor. İnanın marketlerden aldığımız pek çok şey üreticilerin para kazanmak için bize sundukları ince zehirlerden başka bir şeyler değil. Dünyanın gelişmiş ülkeleride bizim bu yaşadıklarımızı yıllar önce yaşadılar. Ve farkına varıp bu pisliklerin çoğundan kurtuldular. Ama bu seferde gelişmekte olan veya fakir ülkelere bu şeyleri satmaya başladılar. İnsanımız geçte olsa zararlı kimyasallar bulunan bu gibi gıdaları artık daha az tüketiyorlar. 16 şubat tarihli milliyet gazetesinde benim 2 ay önceki yazımı doğrular nitelikte bir yazı çıktı.

Ben yazımda sağlıklı ürünlere yönelin bunları edinmeye çalışın diye bir yorumda bulunmuştum. Hatta et alacaksanız 3-5 arkadaş toplanın bir hayvan kestirin demiştim. Hem et ucuza gelir hem de sağlıklı ve güvenilir ürüne kavuşmuş olursunuz diye bir yorum yapmıştım.

Et fiyatlarının oldukça arttığı ve etin üzerindeki spükülasyonların yoğunlaştığı bir dönemde bulunuyoruz. Gazete bu olaya atfen bazı insanımızın ortaklaşa hayvan kestirdiğini ve eti ucuza mal ettiğinden bahsediyor. görerek ve kalitesine güvenerek doğru bir iş yaptığını anlatıyor.

Ve bizi bu makale ile doğruluyor. vatandaş ucuz ete ulaşmanın yolunu buldu yazısını 16 şubat tarihli milliyet gazetesinden okuyabilirsiniz.

Yine 26 ekim 2009 tarihli Bir griptir gidiyoruz yazımı okuyanınız vardır. Bir grip furyası dünyayı sarmıştı. ülkeler yüzmilyonlarca doz aşı aldılar. Aşılama kampanyaları düzenlediler. Bir kaç milyon insanın domuz gribinden öldüğü sürekli bir kaos senaryosu şeklinde ekranlardan lanse edildi. Ocak 2010 da daha beter bir durumun olacağı anlatıldı. peki ne oldu.

Bir fiyasko ortaya çıktı. Ben ve çevremdeki pek çok kişi aşılanmadık. Ben aşı olmam dedim. İnsanımızın bir kısmı bu kaostan etkilendi ve aşı oldu.

Dünya sağlık örgütü sonunda bu fiyaskoyu kabul etti. Abarttık dediler. Ülkelerin elinde milyonlarca doz aşı çöpe gitmeyi bekliyor. İlaç firmaları anlık ticaret yaptılar. Trilyonlar kazandılar.

Zaten grip vakalarının bir kısmı öldürücü olabiliyormuş. Çabalara rağmen ölümcül vakalar oluyormuş. Grip pek çok türü olan bir hastalık. Çoğunun aşısı farklı. Domuz gribi aşısı oldunuz peki başka bir tür gribe  yakalandınız ne olacak.

Allah’ın verdiği ömrü yaşayacaksınız. Dikkat tabiki önemli ama her lafada inanmayın. Öyle neye çalıştığı mechul profesörleride dikkate almayın. Alem göt olmuş farkına varın…

Sağlıklı yaşam için az yiyin az için az uyuyun. Onun bunun işine karışmayın dedikodu yapmayın. Tehlikeli maddeleri evinizin güvenli noktalarında saklayın. Çocuklarınızdan uzak tutun.

Son olarakta görele ile ilgili bir yazı yazmıştım. Herhalde son olayları okumuştursunuz Görele ile ilgili.

Arife tarife gerek yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s