Hain saat…..


Bu satırları yazdığım şu dakikalarda Van ilimizde olan 7.2 şiddetindeki depremin sonucunda kurtarma çalışmaları sürüyor. İnsanlar acı içinde. Ve deprem doğanın en iç acıtıcı  sahnelerini tek başına yaşatmaya devam ediyor. Ülkemiz defalarca bu depremle sarsıldı. Ve maalesef binlerce insanımız vefat etti. Van ilimizde ki vefat eden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet geride kalanlara Allah tan sabır ve kolaylıklar diliyorum.

17 ağustos depremi dün gibi aklımda. Sabah fındık toplamak için uyanmıştım. Annem istanbul izmit tarafları yıkılmışa ura dedi. Televizyonu açtım gerçekten de dehşet verici görüntüleri günlerce izledik. İnsanlar bitmişti. Yardım kampanyaları, toplu mezarlar ve enkaz görüntüleri o günlerin ekranlarda en çok görünen sahneleriydi. Marmara bölgesinde bir panik aylarca sürdü. İstanbul’un 30 sene içinde deprem nedeniyle batacağı tüm deprem uzmanları tarafından dillendiriliyordu. Bir kısım kendini bilmezde sağda solda kefen dağıtıyor, arefeyi gördünüz ama bayramı göremeyeceksiniz diye insanları korkutuyordu.

Neyse yazacak çok şey varda önemli bir anıma getirmek istiyorum konuyu . Yıl 1999 ağustosun sonları. Millet depremle yatıp depremle kalkıyor. Görelede dahil cenazeler geliyor acıları herkes mecburen paylaşıyor. Yaşamasak ta mecburen uzaklardan yaşıyoruz o günleri.

Saat gece 12:30 civarı tv izliyorum. Artık göz kapaklarımda kapanıyor. Uyumam lazım keza yarın fındığa gideceğim az akldı bahçe bitsin artık……..  Birden bir ezan sesi duydum. Acaba doğrumu diye kendi kendime soruyorum yoksa çok uykum varda sayıklıyormuyum. Kendi kendime cebelleşirken ayağa kalktım. Zira sıkıntılı günler acaba bu bir uyarımı diye düşündüm. Ev halkını kaldırmam lazım ki onlarda okeylesin bunu yoksa kesin ben kafayı yiyorum.

Odanın kapısını açtım ve birden ezan bitti. Yatağa döndüm. Demekki hayallendim dedim kendi kendime.

Gün öğlen gırgır şamata fındık topluyoruz. Dedem birden demesinmi sabah bizim karı diyorki gece ezan okundu duydunmu.

Yürü git dedim kafayı yedin artık.

Ne diyorsu dedim dedeme bende duydum da kimseye söyleyememiştim gülerler bana diye. İşin aslı bir kaç gün sonra anlaşılır. İmam saati kurar sabah namazı için. Ama dikkatsizdir keza çocuklar saatin ayarı ile oynamışlardır. Saat çalar ama gecenin bir yarısıdır ve sabah namazı vakti değildir. Gider ezanı okur ve caminin avlusuna çıkar ve birden polisleri görür karşısında.

Şaşırır ve gayri ihtiyari memur beyler namaza mı geldiniz diye sorar. :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s