Sahip…


Çeketin sol iç cebinden usulca samsun cigarasını çıkarıyor ve titrek eli birdal sigarayı ağzına götürüyor. Yan ceket cebinden zor hal çakmağını buluyor ve sigarayı ateşliyor. Başı eğik sandalyede iki büklüm oturuyor. Çeketin yakaları kalkık ve beyazlamış saçlarını yukarı kaldırıyor. Üşümüş belli daha bir ateşe sokuluyor. Onu takip ediyorum tam karşısından. Yüzler kırış kırış, gözler çökmüş bıyıklar cigara dumanından sararmış. Allah’ım fakirliğin ve garipliğin herhalde en son safhası budur diyorum.tmp-cam-1153278160

Çaydan bir yudum çekiyor. Cigaranın dumanı ikimizin arasını kapatıyor. Abi diyorum. Samsunda ne kadar kaldın. Dili peltek zor anlaşılıyor. Çok diyor. Hep terminalde simit sattım. Para kazandınmı diyorum. Kazandım yegenim ama diyor. Aması ne diyorum. Bir yudum daha çekiyor, duman yine bulut gibi. Cigarayı çekecek gücü yok yanakları ağzının içine kaçıyor. Ana yok baba yok. Garı yok gullet yok diyor. Yedim paraları.

Canı fasulye turşusu cekmiş bir gün babamdan rica etmiş. Annem poşeti elime tutuşturuyor. Götür oğlum sevaptır seni köprüde bekliyormuş diyor. Gerçektende orada seviniyor beni görünce. Poşeti alıyor. Dua üzerine dua ediyor. Vedalaşıyoruz ve herbirimiz ayrı bir yöne dönüyoruz. Bir ara geriye dönüp bakıyorum. Hem gidiyor usul usul, hemde poşete elini daldırmış yiyor. Seviniyorum acıyorumda aynı zamanda.

İki odalı bir evde kalıyor tek başına. İğne iplik, don lastiği, kancalı iğne, yorgan ipi satıyor. Birde mütavazi bir sakat maaşı var. Belki dışarıdan yardım edenler vardır. İçki kullanıyor. Ramazan orucunu tutuyor.
Sever herkes, takılmadanda edemezler. Kızar bazen takılanlara. Bazen güler geçer. Bir garip hayat yaz kış gelir geçer.

Bir gün babam çok hasta dedi. Giresunda göğüs hastalıkları hastanesinde yatıyormuş. Kana ihtiyacıda varmış. Nedir derdi diyorum. Akciğer kanseri diyor. Üzülüyorum çok. Kan vereyim diyorum kanım tutuyor.Tamam diyor git o zaman selam söyle. Doktoruda zaten bizim köylü sana yardımcı olurlar orada.
Gidiyorum giresuna ve giriyorum odasına. Seviniyor. Mahsun ve yorgun bir hali var. Kana ihtiyacın varmış abi diyorum. Sana bir dolu kan getirdim. Boynunu eğiyor gülüyor. Usulca sağol yeğenim diyor.
Hastalığı çok ilerlemiş. İllet ona bir sene ancak ömür tanıyacakmış. Yakınlarından yalnız biri ona yardım edip evine alıyor. Allah razı olsun. Uzun süre göremiyoruz onu. Haberini alıyoruz ama. Kötünün iyisi diyorlar.
Bir gün sokakta ince bir telaş. Sahip gelmiş arka sokakta diyorlar. Kosuyorum yanına. Çok zayıflamış ama o eski perişan halı yok. Biraz bakmış akrabası ona. Gülüyor bize. Sizleri görmeye geldim diyor. Sarılıyorum ve ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Bu görüş son görüş ve bir kaç ay sonra öldü haberi geliyor. Ve bir garip hayat son buluyor.

Allah rahmet eylesin…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s